Boşanma Hukuku’na girerken

Sayın Okurumuz , boşanma , en az evlilik kadar ciddi bir olaydır. Bu süreci yaşamaya başlayanlar pek çok yönden zorlu bir süreç ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bosanmahukuku.com’un amacı bu süreçte genel bir fikir vermektir. Yoksa kişilerin boşanma konusunda bana yol gösterir misiniz gibi çok geniş kapsamlı soruları avukatınıza yöneltmeniz gerekmektedir.
İlgilendiğiniz konuyu sitemizde araştırırken sağ üst tarafta yer alan “ARA” başlıklı kutucuğa aradınız konuyu yazıp tıklamanız , istediğiniz yazıları önünüze getirecektir.
 
Önemle belirtelim ki sitemizdeki bilgiler kişiye özel danışmanlık kapsamında değildir. Zira size özel yaşanan sorunları ancak ve ancak yine size özel verilecek hukuki yardım çözebilecektir. Başka bir deyişle yaşanan her boşanma davası kendine özgüdür ve burada yer alan genel bilgiler yaşadığınız soruna uygun olmayabilir veya bu bilgiler arzu etmediğiniz sonuçlara sebep olabilir. Bu sebeple arzu etmediğiniz sonuçların gerçekleşmesi halinde meydana gelebilecek olumsuz durumlardan sitemiz sorumlu değildir. Boşanma gibi ciddiyet gerektiren bir işle ilgili olarak mutlaka bir avukattan hukuki yardım almanızı önemle ve şiddetle tavsiye ediyoruz. Aksi halde boşanma davası yolunda pek çok hak kaybına uğrama ihtimaliniz kuvvetle muhtemeldir. Boşanma davanızı tek başına takip etmeye çalışmamanızı tavsiye ederiz. Sorularınız için bosanmahukuku@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz…

Sitemizdeki cevaplanan sorulardan bazıları aşağıdadır : Cevaplarını görmek için linkin üzerine tıklayınız.

15 yaşındayım. Babamla annem boşanacaklar. Ben annemde kalmak istiyorum. Bana bunu soracaklar mı ?

Eski eşimin evlenmesi üzerine nafakanın kaldırılması davası açtım. Bundan sonra nafaka ödemeli miyim?

Boşanma davasında ilanen tebligat hakkında beni bilgilendirirseniz sevinirim.

Şu an işsiz kaldığımdan yoksulluk ve iştirak nafakası ödeyemiyorum. Bunları nasıl düşürebilirim ?

Boşanma davası açılırken karşı tarafın malmülkü devretmemesi nasıl önlenebilir ?

Eşimle birbirimize boşanma davası açtık. Ben evlilik birliğinin sarsılması davası , eşim de zina sebebiyle boşanma davası açtı. Kızımın velayetini alabilir miyim? Bir telefon görüşmesi zina suçlamasını ispatlamış sayılır mı?

Yoksulluk nafakası nasıl düşer bu konuda bilgi alabilirmiyim.3 yıldır ödemiyordum. Aramızda bir anlaşmazlık oldu. Şu an icra işlemlerini başlattı. Ne yapabilirim? Bilgi verirseniz sevinirim.

Eşimle anlaşmalı boşandık. Kararı ve temyizden feragatı imzaladık. Şimdi boşanmamız kesinleşmiş oluyor mu?

Eşim evi terketmiş bulunmakta. İleri ki dönemlerde dönmese beni mağdur etmiş sayılır mı ve tazminat açabilir miyim? Ben boşanma davası açmayacağım. O açarsa herhangi bir avantajım var mı ? Bu durumda avantajlı tarafım olabilir mi?

24 yaşında ev hanımıyım. Evımden ayrılalı 1 ay oldu ve ben eşıme boşanma davası açtım. Eşim 1 aydır kızımı bana göstermiyor. Kızım 5 yaşında. Kızımın velayetini bana mı babaya mı verir hakim?

Eşimden anlaşmalı ve iştirak nafakasız boşanalı 7 yıl oldu. 7 yıldan sonra çocuklarım için iştirak nafakası isteyebilir miyim?

Eşimin açtığı boşanma davasında nafaka ne zamana kadar devam eder ? Eşim bana çocuğumu göstermiyor. Ne yapabilirim ?

Yaklaşık 2 yıllık evli ve orta halliyim. Eşim de çalışıyor. Boşanma davası açmam halinde nafaka öder miyim? Ödersem ne kadar öderim?

Abimin önce nikahı sonra düğünü yapılacaktı. Gelin nikahtan sonra düğünden önce bir başkasına kaçtı. Boşanma davasında manevi tazminat istenebilir mi?

Evli bir hanımla ilişkim kocasının suçüstü yapmasıyla son buldu. Hanım bana elindeki resimlerle şantaj yapıyor , para istiyor. Ne yapmam gerekir? Kocası bana tazminat davası açabilir mi?

Eşim evimi terketti. Birbuçuk aydır hiçbir bağımız kalmamıştır. Boşanma dilekçesi nasıl olmalı?

Çocuğum için karar verilen tedbir ve iştirak nafakalarımı alamıyorum. Haklarım nelerdir?

Eşim eşcinsel çıkınca boşanma davası açtım. O da bana tazminat ödememek için zina sebebiyle boşanma davası açtı. Davamda haklı yönlerimi ispat edemiyorum. Ne yapabilirim ?

Annem babamdan boşanmak üzere boşanınca acaba annem annesinin emekli maaşını alabilir mi? Alırsa ne kadar alır?

Eşim benden 100 gr altın ve 50 000 TL manevi tazminat istiyor. Buna gücüm yok. Ne yapabilirim ?

Anlaşmalı boşanma protokolümüzde yoksulluk nafakası ve tazminat ile ilgili hiçbir şey kararlaştırılmadı. Böyle olması protokolü geçersiz kılar mı , eşim benden bu hususları talep edebilir mi?

Şahsi münasebet kararına aykırı olarak çocuğumu babasına göstermesem bir sorun olur mu ?

Boşanma davasında nafaka istememiştim. Davamız bitti ve boşandık. Şimdi nafaka isteyebilir miyim ?

Boşanma davası açmam durumunda ne kadar sürer? Nasıl bir yol izlemem gerekir ? Çok kısa süre önce evlenmiş olmamız boşanmaya engel olur mu?

Boşanma davam ve boşanma işlemleri hakkında yol gösterebilir misiniz?

Eşimle anlaşmalı boşanma dilekçesi vermek istiyoruz.Bize maddi külfeti ne olur ?

Eşime boşanma davası açmam halinde bebeğimin velayeti kimde kalır?

Eğitim gören reşit kızıma ödediğim nafaka ne zaman kesilir ? Bu konuda ayrıca dava açmaya gerek var mı?

Eşim , ev ve ziynet eşyalarını alarak evi terkedip bana boşanma davası açmış. Çok yüksek nafaka ve tazminat talep ediyor.

MURİSİN YAPTIĞI BAĞIŞLAR – MİRASTA İADE- TENKİS

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E: 2004/5449 K: 2004/8642 T: 29.06.2004

MURİSİN YAPTIĞI BAĞIŞLAR – MİRASTA İADE- TENKİS

Özet : Türk Medeni Kanununun 603. Maddesi hükmüne göre müteveffanın hayatta iken füru lehine yapmış olduğu ölüme bağlı olmayan bütün teberrular, miras payına mahsuben yapılmış sayılır ve iadeye tabi ise de; tanık beyanlarından  (murisin bu taşınmazını kendisine hastalığında bakmış olmaları ve ameliyatı ile ilgilenmeleri nedeniyle minnet duygusu altında hibe ettiği) anlaşıldığından iadeye tabi tutulması doğru görülmemiştir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün temyiz eden Türkan Küçükşenel ve Yaşar Gonca ile vekili Av.Metin Ece geldiler. Karşı taraf tebligata rağmen gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 4722 Sayılı Kanunun 17. Maddesi gereğince mirasçılık ve mirasın geçişi, miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir.

Türk Kanunu Medenisinin 603, maddesinde yer alan hükme göre; müteveffanın hayatta iken füru lehine yapmış olduğu ölüme bağlı olmayan bütün teberruları, miras payına mahsuben yapılmış sayılır ve kural olarak füru arasında iadeye tabidir. (TKM. Md. 603/ 1) Füruun, müteveffanın sağlığında almış olduğu teburrularla ilgili iki halde iade yükümlüğü yoktur. Birincisi; verilmesi mutad olan hediyelerin iadeye tabi olmamasıdır. İkincisi, murisin açık irade beyanı ile lehine teberruda bulunduğu mirasçısını mirasta iade mükellefiyeti dışında tutmasıdır. (TKM. Md. 603/2 Füruu lehine yapılmış olan ölüme bağlı olmayan bütün teberrular kural olarak furuu arasında iadeye tabi olduğuna göre, bunun aksini kanıtlama yükümlülüğü teberruyu almış olan davalılara düşer.

Toplanan delillerden; murisin; dava konusu 704 parsel sayılı taşınmazını 30,10,1996 tarihinde davalılara yarı yarıya olmak üzere kayıtsız koşulsuz hibe ettiği anlaşılmaktadır.Tanık beyanlarından özellikle tanık koşulsuz hibe ettiği anlaşılmaktadır. Tanık beyanlarından özellikle tanıklar MC, ve ME nin ifadelerinden murisin bu taşınmazını kendisinden hastalığında bakmış olmaları ve ameliyatı ile yakından ilgilenmiş olmaları nedeniyle minnet duyusu ile davalılara hibe ettiği anlaşılmaktadır. Tanıkların bu sizlerinden davalılara  yapılan teberrunun miras paylarına mahsuben yapılmadığını ve iadeye tabi olmadığını göstermektedir. Kaldı ki; hibenin hiçbir kayıt ve koşula bağlı tutulmamış olması da murisin iradesinin iade yönünde olmadığına delalet etmektedir. O halde, davalılara sağlar arası tasarrufla hibe edilen dava konusu taşınmazın iadeye tabi tutulması doğru görülmemiştir.  Ne var ki, davacılar tenkis de talep ettiklerine göre delillerin tenkis hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine, yerinde olmadığına, duruşma için takdir olunan 375,000,000 lira vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29,06,2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

AİLE HUKUKU. MAL REJİMİNE DAYANAN İADE DAVASI . MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ ZORUNLULUĞU . DAVAYI TEFRİK

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E: 2008/4260 K: 2009/7171 T: 14.04.2009

AİLE HUKUKU. MAL  REJİMİNE DAYANAN İADE DAVASI . MAL  REJİMİNİN SONA ERMESİ ZORUNLULUĞU . DAVAYI TEFRİK

Özet: Evlilik süresince edinilen mallara katkı sağlanmasından dolayı, söz konusu mallar üzerindeki hakların verilmesi için açılan davada eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi zorunludur. Bu nedenle mal rejimine ilişkin davanın boşanma davasından tefrik edilmesi ve boşanma davasının sonucunun beklenmesi gerekir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1-      Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-      Davacı, boşanma davasına ilişkin dava dilekçesinde; evlilikleri süresince kazancını davalıya verdiğini, bu suretle edinilen mallara katkısının oluğunu ileri sürerek, edinilen mallar üzerindeki haklarının verilmesini de istemiş; 18.06.2007 ve 27.06.2007 tarihli dilekçelerinde de,  davalı adına kayıtlı olan taşınmaz, araç ve bankadaki mevduatın 1/2  şer oranda kendi adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmaza olan katkısı nedeniyle 75.000.- TL nin aracın yarı değeri olan 10.000.-TL nin ve F. Faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Gösterilen değerler üzerinden nisbi peşin harcı da 27.06.2007 tarihinde yatırmıştır. Davacının, taşınmaz, araç; ve bankadaki mevduata ilişkin taleplerinin incelenebilmesi için, eşler arasındaki mal rejiminin sona ermiş olması zorunludur. Aralarındaki mal rejimi sona ermeden açıklanan taleplerin esası hakkında hüküm kurulamaz. O halde, davacının mal rejiminden kaynaklanan taleplerinin boşanma davasından tefrik edilmesi, boşanma davasının sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus gözetilmeden kesin hüküm oluşturacak şekilde ret hükmü kurulması doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda 2. Bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacının davalı yararına takdir edilen nisbi vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları ile harçlara ilişkin yönlerin incelenmesine yer olmadığına, hükmün bozma kapsamı dışında kalan ve incelenmeyen yönler haricindeki kısımlarının yukarıda 1. Bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 14.04.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

WordPress Themes