AİLE HUKUKU – YOKSULLUK NAFAKASI – KADININ BOŞANDIKTAN SONRA BAŞKA BAŞKA BİRİYLE YAŞAMASI – NAFAKA İNDİRİMİ HAKKINDA BİR YARGITAY KARARI
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ KARARI
Özet: Davacı kadın kendisi için yoksulluk nafakasının, çocuklar için iştirak nafakasının artırılması isteminde bulunmuş ve mahkemece de belli bir oranda artırma kararı verilmişse de; davacı eş kadının boşanmadan sonra bir kişiye evlilik dışı yaşadığı ve ondan bir çocuğu olduğu anlaşılmakla yoksulluk nafakasının artırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirdi.
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olup anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı eş kadının ve müşterek küçük çocuk Sezer ve Sezginin yoksulluk ve iştirak nafakalarının zaman içerisinde ihtiyaçları karşılamadığı ileri sürülerek, yoksulluk nafakasının 4 YTL’den aylık 200 YTL’ye her bir çocuğun 3’er YTL olan iştirak nafakalarının da ayrı ayrı 150’şer YTL’ye çıkartılması talep ve dava edilmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile yoksulluk nafakasının aylık 150 YTL’ye iştirak nafakasının ise her bir çocuk için ayrı ayrı aylık 125’er YTL’ye çıkartılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delillere ve kurulan hükme göre; iştirak nafakalarının artırımına ilişkin olarak kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yoksulluk nafakası yönünden ise;
TMK’nın 176/3. Maddesinde “irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar, alacaklı tarafın evlenme olmaksızın filer evliymiş gibi yaşaması yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; tanık beyanları, davacı kadının vukuatlı doğum kayıtları ve tüm dosya kapsamında anlaşıldığı gibi, davacı eş kadının boşanmadan sonra Dursun ismindeki bir erkekle evlilik dışı yaşamış ve ondan gayrı resmi Serkan isminde bir çocuğunun olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı eş kadın yönünden yoksulluk nafakasının artırılması talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yoksulluk nafakasının artırılması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları be nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün ; HUMK’un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.06.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
