‘aldatma’ Arsivi

Fotoğraflar eşimin beni aldatmasına delil olur mu ? Bu durum boşanma davasında velayet hususunu ne kadar etkiler?

Evde 3 ay önce dijital makinenin içinde eşimin ve sevgilisinin elele tutulmuş halde fotograflarını buldum. Hemen aldatmaya dayanan boşanma davası açtım.8 yaşındada bir erkek çocuğum var. Fakat birinci celsede çocuğu karşı tarafa verdiler ve nafaka almaya başladılar.Şimdi 1)Boşanma davalarında delil olarak fotorafı ne kadar dikkate alıyorlar ? 2)Çocuğun velayeti geçici olarak annede kalması ne kadar doğru ? 3)Mahkemede çıkan diğer bir sonucta çocugum temmuz birden itibaren bir ay bende kalcaktı. Fakat karşı taraf icra memuru ile gelmemi söyledi.Acaba icra memurunun masrafı ne kadara mal olur ve her çocugumu almaya gitmemde bu olay her seferinde tekrarlancak mı? 4)Çocugumun velayetini alma şansım ne kadar var bu deliller yeterli olur mu ? Bunun yanında iki tanede şahidim bulunmaktadır. 5)Son olarak da karşı taraf fotoğrafları ve aldatmayı hiçbir şekilde kabul etmiyor ama fotograflar dijital makinenin içinde (mahkemeye fotografların çıktısını verdik)muhafaza etmekteyim bir avukat tuttum ama ılk celsede böle bir karar çıkması acıkcası beni çok şaşırttı. Avukatım ılk çelsede çocugu karşı tarafa verirler dedi bu ne kadar dogru ? ilginize teşekkur ederim.

1)Elbette ki boşanma davasında elinizdeki fotoğraflar da aldatılmaya delil olabilir. Karşı taraf bunu kabul etmiyorsa fotoğraf makinesi ve hafıza katı üzerinde bilirkişi incelemesi yapılır ve durum aydınlatılır. 2)Çocuğunuzun 8 yaşında olduğunu söylemişsiniz. Mahkeme de çocuğunuzun dava bitene kadar anne yanında kalmasına karar vermiş. Bu tür durumlarda en önemli husus çocuğun menfaatidir. Eğer annenin gayrımeşru bir ilişki içinde olması çocuğunuza zarar verebilecek boyutta ise veya belirtmediğiniz başka bir sebep varsa Mahkemeye bu hususta itiraz edebilirsiniz.

3) Çocuğunuzu görmek için icra memuru vasıyasıyla yapacağınız şahsi münasebet tesisi işlemin size 300 TL civarında masrafı olur.

4) 2. Sorunuza verdiğim cevabı tekrarlıyoruz. Bu tür durumlarda en önemli husus çocuğun menfaatidir. Eğer annenin gayrımeşru bir ilişki içinde olması çocuğunuza zarar verebilecek boyutta ise ve durum delillerinizle ve tanıklarınızla ispatlanırsa velayeti alma ihtimaliniz var. Aksi durumda velayeti almanız çok zor.

5)2. soruya verdiğimiz cevabı tekrarlıyoruz.

İlginize teşekkür ederiz.

Bosanmahukuku.com

Aldatılan kadın , boşanma davasında kocasından neler talep edebilir ?

ASLINDA BENİM DE İSTEMEYEREK İÇİNE DAHİL OLDUĞUM BİR BOŞANMA DAVASI VAR. 2008 DEN BERİ ADLİYEDE SÜRÜYOR.

ÇEKİŞMELİ BİR DAVA. ALDATMA KONUSU VAR.DİĞER KADIN BEN OLUYORUM. DAVACI OLAN KİŞİ ERKEK ARKADAŞIMDIR VE EVLİLİKLERİ TEMELDEN SARSILDIĞINDA BİZ BİRLİKTE OLMAYA BAŞLADIK. DAVALI KADIN BENİ ÖĞRENDİ, HATTA BEN BİZZAT KENDİSİYLE KONUŞTUM. ÖNCE ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASI AÇTI KOCASINA, ÇÜNKÜ KENDİ KUSURLARININ DA FARKINDAYDI. FAKAT SONRA MEDENİ OLAMADI VE İŞİ YOKUŞA SÜRMEYİ TERCİH ETTİ.DAVAYI DÜŞÜRDÜ.

DAVANIN DÜŞMESİ ÜZERİNE DAVACI KOCA, EŞİNİN GÖREVLERİNİ YERE GETİRMEMESİ,AİLESİNE SAYGISIZLIK YAPMASI, KENDİSİNİ TOPLUM KARŞISINDA KÜÇÜK DÜŞÜRMESİ GİBİ SEBEPLERLE AÇTI DAVAYI. DAVACI KADIN İSE ALDATMA NEDENİYLE KARŞI DAVA AÇIYOR.100BİN MADDİ 100BİN MANEVİ TAZMİNAT VE 2500 TL NAFAKA TALEPLERİ VAR. ELİNDEKİ BELGELERLE ALDATMAYI KANITLIYOR TANIKLAR BENİM ADIMI DAVADA DİLE GETİRDİLER.YANİ BEN DEŞİFRE OLMUŞ OLDUM.BUNUN RAHATSIZLIĞI VAR.

BENİM SORUM ŞU,ANLADIĞIM KADARIYLA ALDATMA TÜM KUSURLARDAN ÜSTÜN TUTULUYOR.KADIN EVLİLİK SÜRESİNDE NE KADAR KUSURLU DA OLSA ERKEĞİN YAPTIĞI EYLEM ONU DAHA KUSURLU KILACAK.FAKAT KADIN EVLİLİK SÜRESİNCE ÇALIŞMAMIŞ.ŞİMDİ ÇALIŞIYOR.ÜZERİNE BİR EV VAR VE ERKEĞİN ÜZERİNDE MAL YOK.BU DURUMDA MADDİ TAZMİNAT ÇIKAR MI?ÇIKARSA NE KADAR ÇIKAR?MANEVİ TAZMİNAT VE İŞTİRAK NAFAKASI İÇİN DE AYNI SORUM GEÇERLİ.

SİZDEN ALACAĞIM CEVAPLARA GÖRE SORULARIM DEVAM EDECEK.ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER..SAYGILARIMLA

Hakim , tanıkları dinleyecek ve belgeleri değerlendirecek ve tarafların ne kadar kusurlu olduğu hakkında bir karar verecek. Anlattığınız davacı hanım eşinden maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat davacı hanımın bu evlilikten faydalandığı veya beklediği menfaatlarin sona ermesi dolayısıyla istenir. Her iki tarafın da ekonomik durumu dikkate alınır. Ayrıca manen uğradığı zararlar için de manevi tazminat isteyebilir. Anlattığınız kadarıyla mahkeme hem maddi hem de manevi tazminata karar verebilir. Fikir versin amacıyla şöyle örnek verelim. Ama öncelikle bilin ki , bu tazminat ve nafaka miktarlarını tespit ederken hakimlerin takdir hakkı geniştir. Sadece bir fikrinizin olması amacıyla örnekliyoruz. Bu rakamlar , ilden ile, mahkemeden mahkemeye , davacıdan davacıya değişebilir.
Örnek : Kocanın gelirinin 750 TL olduğu ve hanımın da çalışmadığının dikkate alındığı bir davada kadın kusursuz ve koca ise tam kusurlu iken mahkeme koca aleyhine 8000 TL maddi 12 000TL manevi tazminata ,175 TL iştirak nafakası (tek çocuk için) 125 TL yoksulluk nafakasına karar verebilir. Bu sadece bir örnektir. Bu örneği kendi durumunuza uygulayın. Tekrar edelim. Bu rakamlar , pek çok duruma göre değişiklik gösterebilir.

Bosanmahukuku.com

Kocanın ahlaksız teklifine ağır ceza

Aldatan koca eşine ‘Sende birini bul’ deyince 350 bin TL tazminat cezası aldı. Mahkeme kocanın teklifinin kadının manevi dengesini bozduğuna dikkat çekti

Star gazetesinin haberine göre Maddi durumu çok iyi olan Hüseyin K., Sağlık Bakanlığı’nda memur olarak çalışan eşi M.K’yı aldattı. Hüseyin K, sevgilisine ev ve araba aldı. onu yakın çevresine ‘eşim’ diye tanıttı. Durumu öğrenen M.K. kocasına neden aldattığını sorduğunda ilginç bir yanıt aldı. Koca, ‘İşine gelirse böyle yaşarız, sen de kendine bir arkadaş bul’ dedi. Kadın, eşinin ahlaksız teklifi üzerine boşanma davası ile birlikte 250 bin TL maddi ve 2 milyon TL manevi tazminat davası açtı.

Çiftlier için boşanma kararı veren mahkeme Hüseyin K.’yi 100 bin TL manevi ve 250 bin TL de maddi tazminat ödemeye hükmetti. Ancak Yerel mahkemenin 350 bin TL’lik cezası Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından çok bulundu.

Yerel mahkeme, aldatan kocanın eşine ‘sende birini bul’ diyerek ahlaksız teklifte bulunmasının kadının ‘manevi dengesini’ bozduğuna dikkat çekti. Yerel mahkeme, ‘Toplumumuzda kadın evlilik dışı biriyle beraber olduğunda sonucu ölümdür ancak erkek yaptığında elinin kiri diye düşünülmektedir’ diyerek, yüksek miktarda tazminatın töre cinayetlerinin önleyebileceğini ima etti. Yerel mahkemenin direnme kararı sonrası Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dosyayı tekrar gündeme alarak yerel mahkemenin tazminat kararını onadı.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1106767&Date=15.06.2009&Kategori=turkiye&b=Kocanin%20ahlaksiz%20teklifine%20agir%20ceza

Evlilikte Şiddetli Çelişki

Adil Gür yönetiminde A&G Araştırma Şirketi’nin yaptığı araştırmada evlilere ve bekârlara “boşanma nedeni ne olabilir?” diye soruldu, aldatma ve fiziksel şiddet ezici çoğunlukla öne çıktı.

Katılımcılar seçenekler arasında “Mutlak boşanma sebebi”, “Boşanma sebebi olabilir” ya da “Boşanma sebebi olmaz” tercihlerinden birini işaretleyerek seçim yaptı. Buna göre aldatma, “mutlak boşanma nedeni” olarak yüzde 78.6’yla birinci oldu. Bu soruya, “olabilir” diyenler yüzde 15.5, “olmaz” diyenler ise yüzde 5.9’da kaldı. Aldatma erkeklerde kesin bir boşanma nedeni olarak öne çıkarken, eğitim ve gelir seviyesinin artışı aldatma diyenlerin sayısını artırdı. Boşanma nedenleri arasında ise ikinci sırada “aile içi fiziksel şiddet, dayak, kötü muamele” geldi. Katılımcıların yüzde 49.6’sı bu durumda “mutlaka boşanacağını” söylerken, yüzde 31.6’sı “belki boşanacağını” söyledi. Erkeklerin yüzde 23’ü ise aile içi şiddeti boşanma sebebi olarak görmediğini ifade etti.
Bekârlar ‘kesin’, evliler ‘belki boşarım’ diyor
Üniversite mezunlarının yüzde 85’i şiddeti kesin boşanma nedeni olarak görürken, bu oran diplomasızlarda yüzde 27’de kaldı. Bekârlar şiddet durumunda kesin boşanacağını söylerken, evlilerin ise “Belki boşanırım” demesi de dikkat çekti.
Boşanma nedenleri arasında aldatma ve şiddetin ardından sıralamayı “eş olarak sorumluluklarını yerine getirmeme”, “kayınvalide ve ana baba baskısı, dırdırı” takip ederken, ekonomik sıkıntı, eve para girmemesi, işsizlik ile eşin bakıma muhtaç olması daha düşük oranlarla sıralamada yer aldı.
Ekonomik sıkıntı durumunda kadınlar, bakıma ihtiyacı olması durumunda ise erkekler boşanmayı daha çok tercih etti.
Her 100 kişiden 25’i şiddet mağduru
“Fiziksel şiddet olursa boşanırım” diyenlerin sayısı fazla çıksa da halihazırda her 100 kişinin 25’inin şiddetle ilişkili olduğu belirlendi. “Fiziksel şiddet gördünüz mü ya da uyguladınız mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 75.1’i “hiçbir zaman” derken, yüzde 25’i “ara sıra” ya da “her zaman” şiddet gördüğünü söyledi. Erkeklerin yüzde 88.6’sı “hiçbir zaman fiziksel şiddet uygulamadığını” söylerken, kadınların yüzde 25’i ara sıra ya da her zaman fiziksel şiddet gördüğünü belirtti.
Yaş ile şiddet arasında da doğru orantı çıktı. 44 yaş ve üstünde “her zaman/ara sıra” şiddet görenler ya da uygulayanlar diğer yaş gruplarından fazla çıktı. 28 yaşın altındakilerde ise fiziksel şiddet oranları düştü.
İlkokul mezunlarının yaklaşık yüzde 33’ünün, ortaokul mezunlarının yaklaşık yüzde 21’inin, üniversite mezunlarının ise yüzde 14.5’inin fiziksel şiddetle ilişkili olduğu, düzenli fiziksel şiddet görenlerin en çok ilkokul mezunları olduğu belirlendi.
Gelir ile şiddet ilişkisine bakıldığında ise aylık geliri 750 TL’den az olanların daha fazla düzenli ya da ara sıra fiziksel şiddet uyguladığı ya da mağduru olduğu görüldü. Aylık geliri 1500 TL’nin üzerindekilerde ise fiziksel şiddet oranları düştü.
Bölgelere göre bakıldığında da en fazla şiddet Güneydoğu’da (yüzde 40,1), en az şiddet ise Ege Bölgesi’nde (yüzde 9,9) görüldü.

http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1104806&Date=10.06.2009&b=Evlilikte%20siddetli%20celiski