‘boÅŸanan çiftler’ Arsivi
Eşime boşanma davası açmam halinde bebeğimin velayeti kimde kalır?
5 yıllık evliyim. 20 aylık bebeğim var şiddetli geçimisizlik,dayak,iftira,hakaret ve huzursuzluk yüzünden boşanmak istiyorum ama çocuğumu bana göstermemek gibi tehditlerle beni elinde tutmaya çalışıyor. Ama artık ben tahammül edemiyorum. Ben de çalışıyorum 1000 TL maaş alıyorum. Çocuğuma şu an annem bakıyor ve ben çocuğumu 3 günde bir görüyorum. Hem çalışıp çocuğumu görememek hem de evde eşimle olan huzursuzluk ve işe gelmeden önce beni dövmesi artık zoruma gidiyor. Benim psikolojimi bozmaya hakkı yok. Ben de insanım sadece çocuğumu kaybetmek korkusuyla onunla beraberim. Lütfen en kısa zamanda cevabınızı bekliyorum. Ona göre gerekeni yapacağım . Şimdiden teşekkür ederim.
Yanıt : 20 aylık bir bebeğin velayeti annede çok büyük problemler olmadıkça annede kalır. Çünkü o bebeğin anne bakımına ihtiyacı çok daha fazladır. Dava devam ederken hakim çocuk ile baba arasında şahsi ilişki (görüşme) kurulmasına karar verir. Eşiniz de dava devam ederken çocuğunu belli tarihlerde görür. Boşanma davası açarsanız çocuğunuzun masrafları ile ilgili iştirak nafakası da isteyebilirsiniz.
Bosanmahukuku.com
Diyanet’ten boÅŸanan çiftlere nasihat
Diyanet İşleri BaÅŸkanlığının Aylık Dergisi’nde, boÅŸanan çiftlere önerilerde bulunularak, ”boÅŸanmanın bir son deÄŸil bir baÅŸlangıç olarak görülmesi, bu süreçte gerekirse profesyonel yardım alınması” tavsiye edildi.
Bursa Orhangazi Vaizi Dr. Mustafa Koç tarafından kaleme alınan ”Evlilik problemlerinde boÅŸanma bir çözüm mü?” konulu makalede, Türkiye’de boÅŸanma oranlarının her geçen gün arttığına dikkat çekilerek, ÅŸiddetli geçimsizlik, ekonomik nedenler, sosyokültürel yapı farklılıkları, ihanet, ÅŸiddet, kıskançlık, cinsel problemler, alkol ve kumara düşkünlüğün baÅŸlıca boÅŸanma nedenleri arasında geldiÄŸi belirtildi.
Bu tür evlilik sorunları yaÅŸayan çiftlerin, çocuklarıyla saÄŸlıklı iliÅŸkiler kurmasının da zor olduÄŸu vurgulanan makalede, ”bir evliliÄŸi çözüm üretilemeyen sorunlarla devam ettirmenin psikolojik açıdan çocuk üzerinde yaratacağı olumsuz etkilerin, bazen boÅŸanmanın yaratacağı etkilerden bile daha yıkıcı olabileceÄŸi” ifade edildi.
Gerek boşanma, gerekse sonraki süreçte eşlerin, sıkıntılı bir dönem geçirdikleri, stres bozukluğu, sosyal uyum zorluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar yaşadıkları kaydedilen makalede, gerekirse psikolojik yardım almaktan çekinilmemesi gerektiği vurgulandı.
Makalede, boÅŸanma kararı verilmeden önce ”yaÅŸadığım sorunların ve mutsuzluÄŸumun temel sebebi evliliÄŸim”, ”evliliÄŸimi kurtarmak için elimden geleni yaptım”, ”bu kararı uzun sürede kimsenin etkisi altında kalmadan verdim”, ”eÅŸim de ben de iliÅŸkimize yeterince zaman tanıdık”, ”boÅŸandıktan sonra ortaya çıkabilecek yeni sorunlarla baÅŸa çıkabilecek psikolojik güce sahibim” gibi önermelerin iyi düşünülmesi gerektiÄŸine iÅŸaret edildi.
”BoÅŸanmak her zaman kurtuluÅŸ olmadığı gibi mutsuz bir evliliÄŸi sürdürmek de çözüm olamaz” denilen makalede, tüm çabalara raÄŸmen evliliklerini devam ettiremeyen çiftlere, bunu bir son deÄŸil, farklı bir baÅŸlangıç olarak görmeleri önerildi.
ÇOCUKLARIN AZ ETKİLENMESİ İÇİN…
Çocukların boşanma sürecinden olabildiğince az etkilenmesi için tavsiyelere de yer verilen makalede şunlar kaydedildi:
”EÅŸler boÅŸanmanın ne olduÄŸu ve sonrasında yaÅŸamında ne gibi deÄŸiÅŸiklikler olacağı konusunda çocuÄŸu bilgilendirmeli. Çocuktan ayrı yaÅŸayacak eÅŸ kademeli olarak evden ayrı kalmaya baÅŸlamalı. Bu süreç, haftada bir günden 5-6 güne çıkarıldığında çocuk ayrılığa daha kolay adapte olur. BoÅŸanmadan sonra çocuk ebeveynlerinle sürekli ve düzenli olarak görüşmeli. EÅŸler, çocukları kesinlikle birbirine karşı kullanmamalı, taraf ve tanık tutmamalı. Çocuk, boÅŸanmış bir anne-babanın çocuÄŸu olmayı çevresine karşı bir silah olarak kullanmamalı.
Her konuda gereksiz tavizler verilmesi, çocuÄŸun boÅŸanmadan aldığı yaraları arttırır, azaltmaz. Çocuklar anne babanın boÅŸanmasından kendilerini suçlayabilirler. Bunun için boÅŸanma sebebinin çocukla hiçbir ilgisinin olmadığı, bunun anne ile babanın arasındaki anlaÅŸmazlıktan kaynaklandığı açıkça çocuÄŸa anlatılmalıdır. Çocuk anne-babasının yerine kimseyi koymak istemez. BoÅŸanma sonrası eÅŸlerden biri yeni bir evlilik yapacaksa, çocuÄŸun bunu boÅŸanmayı kabullenene kadar bilmemesinde yarar vardır.”
Boşanmanın asla çocukla ilişkilendirilmemesi gerektiği vurgulanan makalede, çocuğa bu anlama gelen sözlerin söylenmesinin terk edilmişlik ya da suçluluk duygusu yaratabileceği, derin ve onarılması güç psiko-patolojik yaralar açabileceği belirtildi.