‘boÅŸanma hukuku’ Arsivi

BoÅŸanma Hukuku’na girerken

BoÅŸanma , en az evlilik kadar ciddi bir olaydır. Bu süreci yaÅŸamaya baÅŸlayanlar pek çok yönden zorlu bir süreç ile karşı karşıya gelmektedirler. Bosanmahukuku.com’un amacı bu süreçte genel bir fikir vermektir. Yoksa kiÅŸilerin boÅŸanma konusunda bana yol gösterir misiniz gibi çok geniÅŸ kapsamlı soruları avukatınıza yöneltmeniz gerekmektedir. Sitemizde boÅŸanma sebeplerini, anlaÅŸmalı boÅŸanmayı, nafaka konusunu, velayeti , çocuk psikolojisini , tazminat konusunu , soru cevap videolarını ,   inceleyebilirsiniz. Sitemizdeki bilgiler kiÅŸiye özel danışmanlık kapsamında deÄŸildir. Zira size özel yaÅŸanan sorunları ancak ve ancak yine size özel verilecek hukuki yardım çözebilecektir. BaÅŸka bir deyiÅŸle yaÅŸanan her boÅŸanma davası kendine özgüdür ve burada yer alan genel bilgiler yaÅŸadığınız soruna uygun olmayabilir veya bu bilgiler arzu etmediÄŸiniz sonuçlara sebep olabilir. Bu sebeple arzu etmediÄŸiniz sonuçların gerçekleÅŸmesi halinde meydana gelebilecek olumsuz durumlardan sitemiz sorumlu deÄŸildir. BoÅŸanma gibi ciddiyet gerektiren bir iÅŸle ilgili mutlaka bir avukattan hukuki yardım almanızı önemle ve ÅŸiddetle tavsiye ediyoruz. Aksi halde boÅŸanma davası yolunda pek çok hak kaybına uÄŸrama ihtimaliniz kuvvetle muhtemeldir. BoÅŸanma davanızı tek başına takip etmeye çalışmamanızı tavsiye ederiz. Sorularınız için bosanmahukuku@gmail.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.

Boşanma Davasında Yoksulluk Nafakası ve Nafaka İndirim Talebi

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ

AİLEHUKUKU – YOKSULLUK NAFAKASI- İNDİRİM TALEBİ

Özet:Davacı koca boşanma davası sırasında kararlaştırılan 500 YTL yoksulluk nafakasının (ödeme güçlüğü sebebiyle), 200 YTL’ye indirilmesini, kadın ise 650 YTL çıkarılmasını talep etmiş, mahkemece nafakanın 200 YTL’ye indirilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar protokol esaslarına uymakla yükümlüdürler. Bu protokolün değiştirilmesiiçin, ekonomik şartlarda, tarafların kendilerinden beklenemeyecek derecede olağan üstü değişikliklerin olması gerekir.

Somut olayda, tarafların durumlarında yukarıda açıklanan değişiklikler bulunmayıp, protokolün yapılmamasının üzerinden çok kısa bir sürenin geçmiş olması da düşünüldüğünde davanın indirim isteminin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı ( karşı davacı) tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesinde, 500 YTL olan yoksulluk nafakasının 200 YTL’ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ise, karşılık davası ile aylık nafaka tutarının 650 YTL’ye çıkarılmasına karar verilmesinitalep etmiştir.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, aylık nafakanın 200 YTL’ye indirilmesine, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.

Taraflar dava tarihinden yaklaşık 8 ay önce 1.5.2003 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlar; bu dava sırasında imzalanan protokolde davalı taraf, davacıya 500 YTL yoksulluk nafakasıödemeyikabul etmiştir. Şimdi ise, bu dava ile ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu ileri sürerek nafakanın indirilmesini talep etmektedir.

Davaya konu edilen nafaka, taraflar arasındaki boşanma davası sırasında mahkemece kabul edilen protokol ile belirlendiğine göre taraflar bu protokolesaslarına uymakla yükümlüdürler. Bu protokolün değiştirilmesi için, ekonomik şartlarda, tarafların kendilerinden beklenemeyecek derecede olağanüstü değişikliklerinin olması gerekmektedir.

Somut olayda, tarafların durumlarında yukarıda açıklanan değişiklikler bulunmayıp, protokolün yapılmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olması da düşünüldüğünde, davacının, nafakanın indirilmesitalebinde bulunması, iyiniyet kuralları ile bağdaşmamaktadır.

O halde mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözü önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Boşanma, yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaati haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E:2007/13016 K: 2008/6539 T: 06.05.2008


AİLE HUKUKU BOŞANMADA KUSUR MADDİ GİDERİM

(TMK m.4 174/1; BK m.42.44)


Özet: Türk Medeni Kanunu’na göre; mevcut veya beklenen bir menfaati boÅŸanma Yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kusur, tazminatları ve gerekçe yönünün temyiz en murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruÅŸma için tayin olunan bugün duruÅŸmalı temyiz eden AyÅŸe vekili Av. M.B. ve temyiz eden karşı taraf Bülent vekili Av. ZEG geldiler. Av. MB’a lüzum üzere soruldu “Biz hükmün boÅŸanmaya iliÅŸkin kısmını temyiz etmedik” dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuÅŸması dinlendikten sonra iÅŸin incelenerek karara baÄŸlanması için duruÅŸmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereÄŸi görüşülüp düşünüldü.


1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmün gerekçe bölümünde davacı ve davalı sıfatlarının maddi hata sonucu yanlış yazılmasının sonuca etkili bulunmamasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.


2- Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı-davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.


A – Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. Maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boÅŸanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceÄŸini, 186. Maddesi, evi birlikte seçeneklerini, birliÄŸin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boÅŸanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eÅŸin diÄŸerlerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.


Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4, BK m. 42 ve m. 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

B- Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. Maddesi, boÅŸanmaya sebebiyet vermiÅŸ olan olaylar yüzünden kiÅŸilik hakları saldırıya uÄŸrayan tarafın, kusurlu olandan manevi  tazminat isteyebileceÄŸini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliÄŸinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eÅŸit kusurlu olmadığı, bu olayların kiÅŸilik haklarına saldırı teÅŸkil ettiÄŸi  anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas

Olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda 2/A-B bentlerde gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların yukarıda 1. Bentte gösterilen nedenle ONANMASINA , duruşma için takdir olunan 550.00

YTL vekalet ücretinin Bülent’ten alınıp AyÅŸe’ye verilmesine, aÅŸağıda  yazılı harcın Bülent’e yükletilmesine, peÅŸin harcın mahsubuna, temyiz peÅŸin harcın yatıran AyÅŸe’ye geri verilmesine, iÅŸ bu kararın tebliÄŸinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliÄŸiyle karar verildi.

Annem babamdan boşanmak üzere boşanınca acaba annem annesinin emekli maaşını alabilir mi? Alırsa ne kadar alır?

İyi günler. Ben bir konuda bilgilenmek istiyorum , eğer yardımcı olursanız sevinirim. Benim anneannem tekelden işçi ememklisiydi. 1986 da vefat edince emekli maaşı annesine yani benim annemin annennesine bağlandı ve o da vefat etti. Şimdi bildiğimiz kadarıyla maaşı alan yok.  Annem de babamdan boşanmak üzere boşanınca acaba annem annesinin emekli maaşını alabilir mi? Alırsa ne kadar alır? Annem bu arada ev hanımı ve 50 yaşında bir erkek kardeşi ve ablası var. İkiside evli eşleri yaşıyor ve ayrı değiller annemin sigorta girişi var ama ödeme yapılmadı diye biliyoruz.

Sayın Okurum

Sitemiz boşanma ve aile hukuku hakkındaki sorulara yanıt vermektedir. Sorduğunuz soru Sosyal Güvenlik Hukukuna girmektedir. Bu sebeple sorunuza üzülerek cevap veremiyoruz.

Saygılar

Bosanmahukuku.com