Posts tagged: boşanma hukuku

Boşanma Davasında Yoksulluk Nafakası ve Nafaka İndirim Talebi

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ

AİLE HUKUKU – YOKSULLUK NAFAKASI- İNDİRİM TALEBİ

Özet: Davacı koca boşanma davası sırasında kararlaştırılan 500 YTL yoksulluk nafakasının (ödeme güçlüğü sebebiyle), 200 YTL’ye indirilmesini, kadın ise 650 YTL çıkarılmasını talep etmiş, mahkemece nafakanın 200 YTL’ye indirilmesine karşı davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar protokol esaslarına uymakla yükümlüdürler. Bu protokolün değiştirilmesi için, ekonomik şartlarda, tarafların kendilerinden beklenemeyecek derecede olağan üstü değişikliklerin olması gerekir.

Somut olayda, tarafların durumlarında yukarıda açıklanan değişiklikler bulunmayıp, protokolün yapılmamasının üzerinden çok kısa bir sürenin geçmiş olması da düşünüldüğünde davanın indirim isteminin iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı ( karşı davacı) tarafından temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesinde, 500 YTL olan yoksulluk nafakasının 200 YTL’ye indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ise, karşılık davası ile aylık nafaka tutarının 650 YTL’ye çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, aylık nafakanın 200 YTL’ye indirilmesine, karşılık davanın ise reddine karar verilmiştir.

Taraflar dava tarihinden yaklaşık 8 ay önce 1.5.2003 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlar; bu dava sırasında imzalanan protokolde davalı taraf, davacıya 500 YTL yoksulluk nafakası ödemeyi kabul etmiştir. Şimdi ise, bu dava ile ödeme güçlüğü içinde bulunduğunu ileri sürerek nafakanın indirilmesini talep etmektedir.

Davaya konu edilen nafaka, taraflar arasındaki boşanma davası sırasında mahkemece kabul edilen protokol ile belirlendiğine göre taraflar bu protokol esaslarına uymakla yükümlüdürler. Bu protokolün değiştirilmesi için, ekonomik şartlarda, tarafların kendilerinden beklenemeyecek derecede olağanüstü değişikliklerinin olması gerekmektedir.

Somut olayda, tarafların durumlarında yukarıda açıklanan değişiklikler bulunmayıp, protokolün yapılmasının üzerinden çok kısa bir süre geçmiş olması da düşünüldüğünde, davacının, nafakanın indirilmesi talebinde bulunması, iyiniyet kuralları ile bağdaşmamaktadır.

O halde mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış gerekçeler ile asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözü önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. Maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Boşanma, yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaati haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E:2007/13016 K: 2008/6539 T: 06.05.2008


AİLE HUKUKU BOŞANMADA KUSUR MADDİ GİDERİM

(TMK m.4 174/1; BK m.42.44)


Özet: Türk Medeni Kanunu’na göre;

Mevcut veya beklenen bir menfaati

boşanma Yüzünden haleldar olan kusursuz

ya da Daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan

uygun bir tazminat istemesi mümkündür.


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kusur, tazminatları ve gerekçe yönünün temyiz en murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden Ayşe vekili Av. M.B. ve temyiz eden karşı taraf Bülent vekili Av. ZEG geldiler. Av. MB’a lüzum üzere soruldu “Biz hükmün boşanmaya ilişkin kısmını temyiz etmedik” dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.


1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmün gerekçe bölümünde davacı ve davalı sıfatlarının maddi hata sonucu yanlış yazılmasının sonuca etkili bulunmamasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.


2- Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı-davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.


A – Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. Maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. Maddesi, evi birlikte seçeneklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerlerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.


Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4, BK m. 42 ve m. 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

B- Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. Maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi  tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği  anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas

Olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda 2/A-B bentlerde gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların yukarıda 1. Bentte gösterilen nedenle ONANMASINA , duruşma için takdir olunan 550.00

YTL vekalet ücretinin Bülent’ten alınıp Ayşe’ye verilmesine, aşağıda  yazılı harcın Bülent’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcın yatıran Ayşe’ye geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

WordPress Themes