‘Tazminat’ Arsivi

Boşanma, yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaati haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.

YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ

E:2007/13016 K: 2008/6539 T: 06.05.2008


AİLE HUKUKU BOŞANMADA KUSUR MADDİ GİDERİM

(TMK m.4 174/1; BK m.42.44)


Özet: Türk Medeni Kanunu’na göre; mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma Yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kusur, tazminatları ve gerekçe yönünün temyiz en murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden Ayşe vekili Av. M.B. ve temyiz eden karşı taraf Bülent vekili Av. ZEG geldiler. Av. MB’a lüzum üzere soruldu “Biz hükmün boşanmaya ilişkin kısmını temyiz etmedik” dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.


1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmün gerekçe bölümünde davacı ve davalı sıfatlarının maddi hata sonucu yanlış yazılmasının sonuca etkili bulunmamasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.


2- Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı-davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.


A – Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. Maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. Maddesi, evi birlikte seçeneklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerlerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.


Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4, BK m. 42 ve m. 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

B- Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. Maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi  tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği  anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas

Olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda 2/A-B bentlerde gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların yukarıda 1. Bentte gösterilen nedenle ONANMASINA , duruşma için takdir olunan 550.00

YTL vekalet ücretinin Bülent’ten alınıp Ayşe’ye verilmesine, aşağıda  yazılı harcın Bülent’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcın yatıran Ayşe’ye geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Eşim eşcinsel çıkınca boşanma davası açtım. O da bana tazminat ödememek için zina sebebiyle boşanma davası açtı. Davamda haklı yönlerimi ispat edemiyorum. Ne yapabilirim ?

3 aylık süren kısa bir evliliğim oldu. Bu süre içinde eşimle cinsel hayatımız olmadı. İlk gece bir şeyler yaşamaya çalıştık ama olmadı. Ondan sonra da hiç yaklaşmadı zaten. Gündüz bir sorun yok ama geceleri beraber olmamak için kaçıyodu. Daha sonra bu yüzden bir tartışmamız oldu ve evi terk etti. Uzun bir araştırma sonucu kendisini bulduğumuzda bir erkek arkadaşıyla ev tutmuştu ve bize biseksüel gay olduğunu ve bu erkeği sevdiğini beni istemediğini ama üzerine düşen neyse yapacağını söyledi. Ben yine de kendisini eve dönmesi konusunda ikna edemesem de olmadı dönmedi. Oturduğumuz evi üzerime yaptı. Ben de boşanma davası açtım ama yine de görüştüğümüz zamanlarda eve dönmesini söylüyordum. Davadan vazgeçerim diyordum. Neyse baktım dönmüyor davam da devam ediyor o aralar tabi biraz boşlukta olmam dolayısıyla biriyle tanıştım. Bu arkadaşlığım duyulunca ben kötü duruma düştüm hala evli olduğum için ve evimi bir şekilde zorla aldılar benden. Ben de davayı bu sefer gay olduğunu söyleyerek devam ettirdim. Ama hiç bir şekilde ispatlayamıyorum. Tanıklarım yalanlıyorlar beni oysa itiraf ettiğinde onlarda yanımızdaydı. Şok olmuştuk hepimiz ama şimdi ondan yanalar ve o da bana zina davası açtı tazminat vermemek için. Elinde resimler vardı onları sundu bir kaç şahit falan da onayladı. Haklıyken haksız duruma düştüm anlayacağınız . Şimdi eylülde duruşma var. Apartmandaki komşuları dinletecek . Onlar da şu an benim aleyhime konuşacaklar. Ben ne yapabilirim bu davada ? Haklı olan yanlarımı ispat edemiyorum. Şimdiden teşekkürler.


Sayın Okurum

Davanızdaki haklı taraflarınızı ispat etmeniz büyük ölçüde tanıklarınıza ve varsa elinizdeki belge , fotoğraf ve kayıtlara bağlı. Belgelendiremediğiniz veya tanıkla ispat edemediğiniz boşanma sebeplerinde davanızı kazanma ihtimaliniz çok zor. Eğer yeni bilgi , belge , fotoğraflara ulaşabilirseniz yeni bir boşanma davası açar ve diğer davanız ile birleştirilmesini isteyebilirsiniz.

Saygılar

Bosanmahukuku.com

Eşim , ev ve ziynet eşyalarını alarak evi terkedip bana boşanma davası açmış. Çok yüksek nafaka ve tazminat talep ediyor.

Sitenize ve ilginize şimdiden teşekkürler. 5 yıllık flörtten sonra 5 yıllık evliyim. Çocugumuz yok. Evliğimizin 3 yılında sıkıldım diye terketti eşim. 4 ay sonra tekrar Ankara’ya evimize ricalarla getirdim. Evliliğimizi 4 üncü yılında da babası kanser hastası oldugundan Ankara’ya tedaviye geldiler. Fakat 9 kişi ile beraber. Yaklaşık 1 yıl bizde kaldılar. Eşim de çalıştıgı halde eve maaşını vermez evi benim aldıgım para ile gecindirmeye calışırdık. Eşimle bir tartışmayı eşim ailesine götürdü ve evi toplayıp gittiler. Eşyaları, ziynet eşyalarını ve birikimimizi yaptıgımız karımın hesabındaki parayı aldılar. Tutanakla ve şahitlerle evimin boşaltıldıgını belgeledim. 7 ay gecti. Eve dönmedi. Boşanma davası açtı 50 milyar tazminat ve 5 milyar nafaka talep ediyor. Dava konusu ise benim alkollü eve gelmem ve başka kadınlarla aldatmam ki..bunların hiçbirisi dogru değil. Kriz döneminde ben işten cıkartıldım. Şimdi işsizim. Ayrıca eşim maaşlı ve ssklı olarak bir işyerinde çalışıyor. Bense işsiz ve ssksız , bagkursuzum…Actıkları davaya da gelmediler üstelik.Şimdi davayı yenilemişler… 1 – Karım benden çalışmadıgım ve hiç bir mal varlıgım olmadıgı halde ( ne gayrimenkul, ne araba ) bu parayı benden talep edebilir mi ? 2- Bu evlilikde zarara uğrayanın ben olduğumu düşünüyorum. 1 yıl boyunca ailesine hem maddi hemde manevi destek saglayan benim..Evdeki eşyaları alan benim. 3- Kına gecesinde takılan takılar kız evi tarafından elkonuldu. Dügünde de kız tarafı tarafından bir tane bile takı yapılmadı. Bu şartlar altında da takıların kız tarafına teslimi sizce adaletli midir? 4-Hiç alkol almayan birine hiç eşini aldatmayan birine bu tarz suclamalar için adaletin yapabiliceği bir şey var mı ? 5-Benim de dava acmam halinde bana faydası ne olabilir ? Yoksa onların actıkları bu davada gerekli belgeler ve bilgileri sunup mahkemenin seyrine göremi hareket edeyim ? şimdiden teşekkürler ederim…iyi calışmalar dilerim …

1-Sitemizde de değişik yerlerde belirttiğimiz gibi nafaka ve tazminat miktarı belirlenirken tarafların ekonomik durumları dikkate alınır. Maddi durumunuz dediğiniz gibiyse bu kadar yüksek nafaka veya tazminata karar verilmez. Bunu hakim takdir edecektir.

2-Bu sizin yapmış olduğunuz bir fedakarlıktır. Ancak bu durum boşanma sebebi değilse buna dayanarak bir tazminat talep edemezsiniz. Evdeki eşyalar yönünden ise boşanma davasında eşyaları aynen veya buların parasal karşılığını isteyebilirsiniz.

3-Takılar ve ziynet eşyalarını kimin taktığı dikkate alınmaksızın eşinizindir. Sizin takı ve ziynet eşyalarını alabilmeniz için bunların iade edilmeksizin size verildiği hususunu takılarla ispatlamanız lazımdır. Aksi halde ziynet eşyalarının hanıma ait olduğu varsayılır.

4-Bu iddialardan dolayı savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Yine bu iddialardan dolayı eşinizden manevi tazminat talep edebilirsiniz.

5-Eşinizin açtığı boşanma davasında siz , eşinizin daha fazla kusurlu olduğunu ispat ederseniz onun açtığı dava reddedilir. Eğer siz boşanmak istiyorsanız ayrı bir boşanma davası açmalısınız. Ayrıca güveneceğiniz bir avukatla birlikte onun hukuki yardımını alarak hareket etmenizi tavsiye ederim.

Yargıdan eşini eve kapatan kocaya ‘sosyal şiddet’ cezası

Eşini eve kapatan ve eğitimini engelleyen kocaya mahkeme 30 bin TL tazminat cezası verdi. Kararda eve kapatmanın ‘sosyal şiddet’ olduğu vurgulandı

ANKARA – Ankara 8. Aile Mahkemesi bir boşanma davasında eşini eve kapatıp, sadece ev işleri yapmasını bekleyen, üniversiteye gitmesini, yalnız dışarıya çıkmasını engelleyen kocanın eşine ‘sosyal şiddet’ uyguladığına hükmetti. Mahkeme, eşine sosyal şiddet uygulayan gurbetçi kocaya 30 bin TL tazminat ödemeye mahkûm etti.
Fransa’da ailesiyle prefabrik evler yapıp satarak hayatını kazanan N.B, memleketi Kırşehir’e tatile geldi. N.B akrabası olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ni kazanan H.B ile evlenmek istedi. H.B önce teklifi ‘okumak istiyorum’ gerekçesiyle reddetti. Ancak ailelerin ısrarı ve N.B’nin, eğitimine yurtdışında devam edebilmesi için imkânı sağlayacağı sözü verince H.B evlenme teklifini kabul etti ve eşiyle Fransa’ya taşındı.
Ancak H.B’ye verilen sözler tutulmadı. Dava dosyasına giren tanık anlatımlarına göre kocasının H.B’ye ilgisi kısa sürede sona erdi. Eşinin dil eğitimi taleplerini karşılamadı. N.B, eşi H.B’den sürekli evde kalarak sadece ev işleri yapmasını istedi. N.B, eşinin dışarıya yalnız çıkmasına bile izin vermedi.

Nafaka vermek istemedi
H.B, yaşadıkları nedeniyle 2006 yılında Türkiye’ye döndü ve eşi ile eşinin ailesinin Fransa’da kendisine kötü davrandığını, kocasının şiddet uyguladığını ileri sürerek, Ankara 8. Aile Mahkemesi’ne boşanma dava açtı. N.B’nin avukatı mahkemede “Müvekkilim de boşanmak istiyor, tazminat ve nafaka isteklerinin reddini talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme 13 Mayıs 2009 tarihinde karara bağladığı davada, ‘davalı kocanın ağır kusurlu olduğu’ gerekçesiyle çiftin boşanmasına karar verdi. Hâkim Eray Karınca H.B’ye aylık 400 TL olarak verilen tedbir nafakasının ‘yoksulluk nafakası’ olarak devamına karar verdi.
Mahkeme ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nadaki ‘kusurlu olanının tazminat ödeyeceğine’ yönelik hüküm uyarınca uyarınca Koca N.B’nin eşine 20 bin maddi ve 10 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Hâkim Karınca, kararında bir boşanma davasında ilk kez, ‘kadının sosyal şiddette maruz kaldığı’ değerlendirmesini yaparak şöyle dedi: “H.B’ye fiziki şiddet uygulandığı yolunda kanıtlar bulunduğu gibi, evden çıkması kısıtlanarak ve kendisini geliştirip içinde yaşadığı yabancı ülkeye uyum sağlaması için gerekli ortam sağlanmadığı için uğradığı sosyal şiddet de değerlendirilerek manevi tazminata takdir edilmiştir.”

Yargıda Karınca kararınca

Ankara 8. Aile Hâkimi Eray Karınca’nın ilginç kararları şöyle:

* Hâkim Karınca, Filiz K. adlı kadının, kendisine şiddet uygulayan birlikte yaşadığı Osman G. hakkındaki kararı ilgi çekmişti. Filiz K.’nın işyeri ve evine yaklaşmasını yasaklayan Karınca, Osman G.’nin evin giderlerine ortak olmasına karar vermişti.

* Karınca, eşini döven, dişini fırçalamayan kocayla ilgili bir davada şu kararı almıştı: “Koca il sağlık müdürlüğüne başvurup ruh sağlığı konusunda muayene ve tedavi olacak. Ev içinde sigara içmeyecek, diş ve beden temizliği ile sağlığına özen gösterecek. Ayrıca eşine ve çocuklarına ilgili olacak.” 18.06.2009

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=941129&Date=18.06.2009&CategoryID=77