‘Yabancı Mahkeme Kararının Tenfizi’ Arsivi

Yabancı Mahkemelerin Verdiği Boşanma Kararlarının Tenfizi Davası

Tenfiz , yabancı mahkeme kararının , Türk Mahkemeleri tarafından uygulanabilir  (icra edilebilir ) kabul edilmesidir. Aile Mahkemesinin verdiği tenfiz kararı kesinleştikten sonra yabancı mahkemenin verdiği boşanma kararının Türk Hukukunca uygulanabilmesi ve nüfus kayıtlarına boşanmanın işlenebilmesi mümkün olur.

 

Tenfiz davasında aile mahkemesi görevlidir. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Aile Mahkemesi sıfatına sahip asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkemeler ise tenfiz davasında davalı olan kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri , Türkiye’de yerleşim yeri yoksa geçici yerleştiği yer mahkemesinden , o da yoksa Ankara , İstanbul veya İzmir mahkemelerinin birinden istenebilir.
Tenfiz davası dilekçesinde şu evraklar dava dilekçesine eklenir :
-Yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen tasdik edilmiş aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından tasdik edilmiş örneği ve onanmış tercümesi
-İlamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen tasdik edilmiş yazı veya belge ile onanmış tercümesi
Tenfiz Davasının Şartları :
1)Ortada Yabancı Mahkeme Kararı Bulunmalıdır
Dava konusu boşanma kararı , mahkeme kararı niteliğinde olmalıdır. Bunun anlamı taraflar hakkında verilen boşanma kararı yabancı ülkenin mahkemesince verilmiş olmalıdır. Eğer boşanma kararı , kilise , belediye , valilik , kaymakamlık gibi mahkeme olmayan organlarca verildi ise bu boşanma kararına dayanarak tenfiz kararı verilemez.
2)Yabancı Mahkeme Kararı Kesinleşmiş Olmalıdır
Tenfiz kararı verilebilmesi için yabancı mahkeme kararının kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi eklenir. Bu yazı veya belgede apostil şerhi yeterlidir.
Av. Ozan Kayahan‘ın sitesinden alınmıştır.


YABANCI MAHKEME KARARININ TENFİZİNDE UYGULANACAK HÜKÜMLER


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekte evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı Hollanda Mahkemesi’nce verilen boşanma kararının tenfizine ve tanınmasına karar verilmesini istemiş, mahkemece; “yabancı  ilamda Türk Hukuku’nun uygulanmadığı” gerekçe gösterilerek istek reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.

Hükümden sonra 12.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında ; Kanunu’nun 54. Maddesinde tenfiz kararı verilebilmesinin şartları yeniden düzenlenmiş; bu kanunun  64. Maddesiyle yürürlükten kaldırılan 2675 sayılı Yasa’nın 38. Maddesinin (e) bendindeki “yetkili kılınan hukukun uygulanmamış ve Türk vatandaşı olan davalının tenfize bu yönde itiraz etmemiş olması” koşulu Yeni Yasa’da yer almamıştır.

O halde hükümden sonra yürürlüğe giren 5718 sayılı Yasa hükümleri dikkate alınarak delillerin bu çerçevede değerlendirilip, ulaşılacak sonuç uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu karar tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.9.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.