‘Haber’ Arsivi
Warning: Parameter 1 to SpriteLongestDimensionSorter::sort() expected to be a reference, value given in /home/bosanmah/public_html/wp-content/plugins/csprites-for-wordpress/csprites/classes/SpriteSprite.php on line 36
Yargıdan eşini eve kapatan kocaya ‘sosyal şiddet’ cezası
Eşini eve kapatan ve eğitimini engelleyen kocaya mahkeme 30 bin TL tazminat cezası verdi. Kararda eve kapatmanın ‘sosyal şiddet’ olduğu vurgulandı
ANKARA – Ankara 8. Aile Mahkemesi bir boşanma davasında eşini eve kapatıp, sadece ev işleri yapmasını bekleyen, üniversiteye gitmesini, yalnız dışarıya çıkmasını engelleyen kocanın eşine ‘sosyal şiddet’ uyguladığına hükmetti. Mahkeme, eşine sosyal şiddet uygulayan gurbetçi kocaya 30 bin TL tazminat ödemeye mahkûm etti.
Fransa’da ailesiyle prefabrik evler yapıp satarak hayatını kazanan N.B, memleketi Kırşehir’e tatile geldi. N.B akrabası olan Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ni kazanan H.B ile evlenmek istedi. H.B önce teklifi ‘okumak istiyorum’ gerekçesiyle reddetti. Ancak ailelerin ısrarı ve N.B’nin, eğitimine yurtdışında devam edebilmesi için imkânı sağlayacağı sözü verince H.B evlenme teklifini kabul etti ve eşiyle Fransa’ya taşındı.
Ancak H.B’ye verilen sözler tutulmadı. Dava dosyasına giren tanık anlatımlarına göre kocasının H.B’ye ilgisi kısa sürede sona erdi. Eşinin dil eğitimi taleplerini karşılamadı. N.B, eşi H.B’den sürekli evde kalarak sadece ev işleri yapmasını istedi. N.B, eşinin dışarıya yalnız çıkmasına bile izin vermedi.
Nafaka vermek istemedi
H.B, yaşadıkları nedeniyle 2006 yılında Türkiye’ye döndü ve eşi ile eşinin ailesinin Fransa’da kendisine kötü davrandığını, kocasının şiddet uyguladığını ileri sürerek, Ankara 8. Aile Mahkemesi’ne boşanma dava açtı. N.B’nin avukatı mahkemede “Müvekkilim de boşanmak istiyor, tazminat ve nafaka isteklerinin reddini talep ediyoruz” dedi.
Mahkeme 13 Mayıs 2009 tarihinde karara bağladığı davada, ‘davalı kocanın ağır kusurlu olduğu’ gerekçesiyle çiftin boşanmasına karar verdi. Hâkim Eray Karınca H.B’ye aylık 400 TL olarak verilen tedbir nafakasının ‘yoksulluk nafakası’ olarak devamına karar verdi.
Mahkeme ayrıca, Türk Medeni Kanunu’nadaki ‘kusurlu olanının tazminat ödeyeceğine’ yönelik hüküm uyarınca uyarınca Koca N.B’nin eşine 20 bin maddi ve 10 bin TL manevi tazminat ödemesine karar verdi.
Hâkim Karınca, kararında bir boşanma davasında ilk kez, ‘kadının sosyal şiddette maruz kaldığı’ değerlendirmesini yaparak şöyle dedi: “H.B’ye fiziki şiddet uygulandığı yolunda kanıtlar bulunduğu gibi, evden çıkması kısıtlanarak ve kendisini geliştirip içinde yaşadığı yabancı ülkeye uyum sağlaması için gerekli ortam sağlanmadığı için uğradığı sosyal şiddet de değerlendirilerek manevi tazminata takdir edilmiştir.”
Yargıda Karınca kararınca
Ankara 8. Aile Hâkimi Eray Karınca’nın ilginç kararları şöyle:
* Hâkim Karınca, Filiz K. adlı kadının, kendisine şiddet uygulayan birlikte yaşadığı Osman G. hakkındaki kararı ilgi çekmişti. Filiz K.’nın işyeri ve evine yaklaşmasını yasaklayan Karınca, Osman G.’nin evin giderlerine ortak olmasına karar vermişti.
* Karınca, eşini döven, dişini fırçalamayan kocayla ilgili bir davada şu kararı almıştı: “Koca il sağlık müdürlüğüne başvurup ruh sağlığı konusunda muayene ve tedavi olacak. Ev içinde sigara içmeyecek, diş ve beden temizliği ile sağlığına özen gösterecek. Ayrıca eşine ve çocuklarına ilgili olacak.” 18.06.2009
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&ArticleID=941129&Date=18.06.2009&CategoryID=77
Evlilikte Şiddetli Çelişki
Adil Gür yönetiminde A&G Araştırma Şirketi’nin yaptığı araştırmada evlilere ve bekârlara “boşanma nedeni ne olabilir?” diye soruldu, aldatma ve fiziksel şiddet ezici çoğunlukla öne çıktı.
Katılımcılar seçenekler arasında “Mutlak boşanma sebebi”, “Boşanma sebebi olabilir” ya da “Boşanma sebebi olmaz” tercihlerinden birini işaretleyerek seçim yaptı. Buna göre aldatma, “mutlak boşanma nedeni” olarak yüzde 78.6’yla birinci oldu. Bu soruya, “olabilir” diyenler yüzde 15.5, “olmaz” diyenler ise yüzde 5.9’da kaldı. Aldatma erkeklerde kesin bir boşanma nedeni olarak öne çıkarken, eğitim ve gelir seviyesinin artışı aldatma diyenlerin sayısını artırdı. Boşanma nedenleri arasında ise ikinci sırada “aile içi fiziksel şiddet, dayak, kötü muamele” geldi. Katılımcıların yüzde 49.6’sı bu durumda “mutlaka boşanacağını” söylerken, yüzde 31.6’sı “belki boşanacağını” söyledi. Erkeklerin yüzde 23’ü ise aile içi şiddeti boşanma sebebi olarak görmediğini ifade etti.
Bekârlar ‘kesin’, evliler ‘belki boşarım’ diyor
Üniversite mezunlarının yüzde 85’i şiddeti kesin boşanma nedeni olarak görürken, bu oran diplomasızlarda yüzde 27’de kaldı. Bekârlar şiddet durumunda kesin boşanacağını söylerken, evlilerin ise “Belki boşanırım” demesi de dikkat çekti.
Boşanma nedenleri arasında aldatma ve şiddetin ardından sıralamayı “eş olarak sorumluluklarını yerine getirmeme”, “kayınvalide ve ana baba baskısı, dırdırı” takip ederken, ekonomik sıkıntı, eve para girmemesi, işsizlik ile eşin bakıma muhtaç olması daha düşük oranlarla sıralamada yer aldı.
Ekonomik sıkıntı durumunda kadınlar, bakıma ihtiyacı olması durumunda ise erkekler boşanmayı daha çok tercih etti.
Her 100 kişiden 25’i şiddet mağduru
“Fiziksel şiddet olursa boşanırım” diyenlerin sayısı fazla çıksa da halihazırda her 100 kişinin 25’inin şiddetle ilişkili olduğu belirlendi. “Fiziksel şiddet gördünüz mü ya da uyguladınız mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 75.1’i “hiçbir zaman” derken, yüzde 25’i “ara sıra” ya da “her zaman” şiddet gördüğünü söyledi. Erkeklerin yüzde 88.6’sı “hiçbir zaman fiziksel şiddet uygulamadığını” söylerken, kadınların yüzde 25’i ara sıra ya da her zaman fiziksel şiddet gördüğünü belirtti.
Yaş ile şiddet arasında da doğru orantı çıktı. 44 yaş ve üstünde “her zaman/ara sıra” şiddet görenler ya da uygulayanlar diğer yaş gruplarından fazla çıktı. 28 yaşın altındakilerde ise fiziksel şiddet oranları düştü.
İlkokul mezunlarının yaklaşık yüzde 33’ünün, ortaokul mezunlarının yaklaşık yüzde 21’inin, üniversite mezunlarının ise yüzde 14.5’inin fiziksel şiddetle ilişkili olduğu, düzenli fiziksel şiddet görenlerin en çok ilkokul mezunları olduğu belirlendi.
Gelir ile şiddet ilişkisine bakıldığında ise aylık geliri 750 TL’den az olanların daha fazla düzenli ya da ara sıra fiziksel şiddet uyguladığı ya da mağduru olduğu görüldü. Aylık geliri 1500 TL’nin üzerindekilerde ise fiziksel şiddet oranları düştü.
Bölgelere göre bakıldığında da en fazla şiddet Güneydoğu’da (yüzde 40,1), en az şiddet ise Ege Bölgesi’nde (yüzde 9,9) görüldü.
http://www.milliyet.com.tr/Guncel/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&KategoriID=24&ArticleID=1104806&Date=10.06.2009&b=Evlilikte%20siddetli%20celiski
Gelin, kaynanaya tepkisini yazma oyasıyla gösteriyor
Gelin ile kaynana arasındaki ezeli rekabet yüzyıllardır sürüyor. Çoğu kez erkeği ortada bırakan bu mücadelede bazen tatlı, bazen de acı olayların yaşanması kaçılmaz. Bu ikili arasında duygular aradaki soğukluk nedeniyle sözlere bile dökülmez.
İletişim daha çok tavırlar şeklinde gelişir. Bu durumda ikilinin birbirleriyle nasıl iletişim kurduğu soru işaretidir. ‘Türkiye’de boşanmalarda aile büyüklerinin rolü’nü araştıran Samsun Aziz Atik Anadolu Lisesi öğrencileri Şeyma Yaka ve Esra Yakışan, Anadolu’da gelin-kaynananın birbiriyle yazma oyaları aracılığıyla iletişim kurduğunu ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, eğer gelin kaynanasından hoşlanmıyorsa ‘kaynanadili’ oyalı yazmayı örtünüyor. Kaynana bu duruma ‘gelinparmağı’ oyalı yazmasıyla cevap veriyor.
Türkiye’de ilk kez gerçekleşen Ulusal Sosyal Bilimler Olimpiyatı’na (USOBO) Samsun’dan katılan Şeyma Yaka ve Esra Yakışan ilginç bir çalışmaya imza attı. Anadolu’da gelin ve kaynananın çoğu kez birbiriyle konuşmadan iletişim kurduğunu belirten genç sosyal bilimciler, gelin-kaynananın birbirine olan tepkisini oya ve nakışlarla ortaya koyduğu sonucuna ulaşmış. Buna göre gelin-kaynana sözlü olarak değil oyalı yazmalar vasıtasıyla tartışıp mücadele ediyor. Kaynanasından hoşlanmayan gelin başına, ‘kaynanadili’ ve kırmızıbiber oyalı yazmalar örtüyor. Kaynana ise gelinine ‘gelinparmağı’ oyalı yazmayla cevap veriyor. Gelin, terbiyesi gereği kaynanasına söz söyleyemediği için kaynananın rahatsız bakışlarını gördüğünde ‘balık kılçığı’ oyalı yazmayla ‘Beni rahatsız ediyorsun’ mesajı veriyor.
100 boşanmış aile ve bu ailelerin avukatlarıyla bire bir görüşmeler yapan iki arkadaş, 40′ından ‘Eşimin ailesi çocuğum olduğu halde ayrılmamızı istedi’ cevabını almış. Eşinden ayrılmış bayanların yüzde 60′ı ise eşinin ailesinin yanında söz hakkının olmadığını belirtmiş.
En az kimler boşanıyor?
En az boşanma, üniversite mezunlarında çıktı. En fazla boşanma ise lise mezunlarında..
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün boşanma nedenlerine ilişkin yaptığı araştırma sonuçlarını açıkladı. 12 ilde, 657′si kadın 543′ü erkek, 2000 yılından sonra boşanmış insanlar üzerinde yapılan araştırmada çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmaya göre, boşananların yüzde 40′ı lise ve dengi eğitim durumuna sahip. Üniversite mezunları ise, ilkokul mezunlarına göre daha az boşanıyor.
ŞEHİRLİ ORANI YÜZDE 90
Boşanan kişilerin yüzde 90′ı şehirlerde yaşarken köylerde bu oran yüzde 1.50. Boşanmaların büyük kısmı ilk 5 yılda gerçekleşiyor. Boşanma fikri ise ilk 6 ayda ortaya çıkıyor. Katılımcıların yüzde 36.7′lik gibi büyük bölümü tanıştırılma ve bir süre flört ederek eşleri ile evlendiklerini söyledi. Görücü usulü ile evlenip boşananların oranı yüzde 20.5 olarak belirlendi. Diğer sonuçlar şöyle:
* Erkeklerin yüzde 92.9′u kadınların yüzde 88.9′u kendi istekleriyle evlendiğini söyledi.
* Birinci neden olarak ‘aşık olmak’ ikinci neden olarak huyunu gösterildi. Boşanan kadınların yüzde 29.4′ü ailesinin evliliğine karşı çıktığını belirtirken erkeklerde bu oran daha düşük oldu.
* Boşanan kadın ve erkeklerin her ikisi de evlilik ilişkilerinde eşlerinin ailelerinin müdahalesi olduğunu söyledi.
* Kadınların yüzde 40,1 erkeklerin yüzde 32.8′i eşlerinin ailelerinin yanında kendine farklı davrandığını söyledi.
* Kadınların yüzde 50,4′ü kocalarının sorumsuzluğunu, erkeklerin yüzde 40.6′sı eşlerinin ailesine aşırı düşkünlüğünü sebep olarak gösterdi.
* İlk boşanma düşüncesi, ilk 6 ayda ortaya çıkıyor. İlk beş yıldaki boşanma oranı yüzde 50
2. EVLİLİĞE SOĞUKLAR
* Kadınlardın yüzde 57,6′sı yeniden evliliğe sıcak bakmazken erkeklerin yüzde 64′ü evliliğe sıcak baktığını belirtti.
* Kadınların yüzde 33,6′ sı erkeklerin ise yüzde 14,6′sı çocukları olduğu için evlenmeyi düşünmezken kadınların büyük çoğunluğu maddi gücü olmadığı için evlenmek zorunda olduğunu ifade etti.