‘Soru Cevap’ Arsivi
Warning: Parameter 1 to SpriteLongestDimensionSorter::sort() expected to be a reference, value given in /home/bosanmah/public_html/wp-content/plugins/csprites-for-wordpress/csprites/classes/SpriteSprite.php on line 36
Velayet hakkı özellikle anne ve babaya verilmiş bir hak olup, bu hakkın ana ve baba dışında başka bir kimseye tevdi edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
E: 2008/3782 K: 2008/8892 T:08.06.2008
AİLE HUKUKU VELAYET HAKKININ NİTELİĞİ
VELAYETİN ANNE VE BABA DIŞINDA KİMSEYE VERİLEMEYECEĞİ
Özet: Velayet hakkı özellikle anne ve babaya verilmiş bir hak olup, bu hakkın ana ve baba dışında başka bir kimseye tevdi edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı İ.A. vekili tarafından İ. Ve Ö.A. aleyhine açılan davada, fiilen ayrı yaşamakta olan davalıların müşterek çocukları olan İ. Ve C.’ye karşı anne ve baba olarak yükümlülüklerini yerine getirmedikleri ileri sürülerek velayet görevlerini ağır bir şekilde ihmal eden davalıların velayetlerinin kaldırılarak velayetin, küçüklerin dedesi olan davacıya verilmesinin istendiği, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 3/7/1994 doğumlu Cansu ile 29/6/1996 doğumlu İ.A.’ın annesi Ö. Ve babası İ.’de olan velayetlerinin kaldırılarak dedeleri İ.A.’ın verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335. Maddesinde “ergin olmayan çocuk ana ve babasının velayeti altındadır” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun 404. Maddesinde de velayet altında bulunmayan küçüklerin vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir. Sözü edilen yasal düzenlemelere göre velayet hakkı, münhasıran anne ve babaya tanınan bir hak olup, evlat edinme hali hariç, anne ve baba dışında hiç kimseye tevdi olunamayacağından, mahkemece velayetin küçüklerin dedesi olan davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Boşanma, yüzünden mevcut veya beklenen bir menfaati haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.
YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
E:2007/13016 K: 2008/6539 T: 06.05.2008
AİLE HUKUKU BOŞANMADA KUSUR MADDİ GİDERİM
(TMK m.4 174/1; BK m.42.44)
Özet: Türk Medeni Kanunu’na göre; mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma Yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir tazminat istemesi mümkündür.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün kusur, tazminatları ve gerekçe yönünün temyiz en murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün duruşmalı temyiz eden Ayşe vekili Av. M.B. ve temyiz eden karşı taraf Bülent vekili Av. ZEG geldiler. Av. MB’a lüzum üzere soruldu “Biz hükmün boşanmaya ilişkin kısmını temyiz etmedik” dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmün gerekçe bölümünde davacı ve davalı sıfatlarının maddi hata sonucu yanlış yazılmasının sonuca etkili bulunmamasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davalı-davacı kocanın tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda güven sarsıcı davranışlarda bulunan davalı-davacı kocanın daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
A – Türk Medeni Kanunu’nun 174/1. Maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini, 186. Maddesi, evi birlikte seçeneklerini, birliğin giderlerine güçleri oranlarında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerlerinden daha ziyade kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır.
Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (MK m. 4, BK m. 42 ve m. 44) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
B- Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. Maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas
Olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda 2/A-B bentlerde gösterilen nedenle BOZULMASINA, temyize konu diğer hususların yukarıda 1. Bentte gösterilen nedenle ONANMASINA , duruşma için takdir olunan 550.00
YTL vekalet ücretinin Bülent’ten alınıp Ayşe’ye verilmesine, aşağıda yazılı harcın Bülent’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna, temyiz peşin harcın yatıran Ayşe’ye geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
Boşanma haberi çocuğa ne zaman verilmeli?
Anne ve baba boşandığında çocuk bununla nasıl başa çıkar? Psikolojik Danışman ve Psikolog Yaprak Veziroğlu, boşanmış çiftlerin en çok merak ettiği konularla bilgi verdi.
Çatışmalarda…
Çocukların kavgalarda ebeveynlerden birinin tarafını tutması teşvik edilmemelidir. Eğer çocuğun taraf tutması istenirse, çocuk ile diğer ebeveyn arasında yaşanacak soğukluk çocuğun suçluluk duymasına yol açarak onu olumsuz etkiler.
Çocuğun boşanma nedenini anlayabilmesi için…
Boşanma öncesinde anne ve baba arasında çocuklar tarafından gözlemlenen “çatışma” yaşanmış ya da yaşanmamış olabilir. Bazı ebeveynler hiç kavga etmediklerini, bu şekilde çocuklarını koruduklarını düşünürler. Oysa çocuklar mutlaka neden-sonuç ilişkisini kurarlar. Eğer boşanma öncesinde hiçbir çatışmaya şahit olmadılarsa, anne ve babasının neden ayrıldığını anlayamazlar. Hatta okul öncesi yaştakiler gözle görülür bir problem yoksa sorunu kendilerinin yarattığını sanabilirler. Bunun tam aksi olan anne ve baba arasında tehdit, dayak, küfür, vb. içeren büyük kavgalar da çocuklar için şahit olunmaması gereken durumlardır. Çünkü çocuğun en güvende hissettiği yuvası çatırdamaktadır ve bu durum çocuğu korkutur. Başına neler geleceğini bilememek çocuğun huzurunu tamamen kaçırır. Dolayısıyla ne çok çatışmalı, ne de süt liman görünen evlilikler boşanmayla sonuçlandığında çocuklar için sonuç olumlu olur. Çocuklar anne ve baba arasında bir sorun olduğunu bildikleri zaman, ayrılma haberini daha anlayışla karşılayabilirler.
Boşanma haberi çocuğa ne zaman verilmelidir?
Anne ve baba, boşanmaya kesinlikle karar vermeden çocukla bu konuyu konuşmamalıdır.
Boşanma haberi çocuğa nasıl verilmelidir?
Anne ve babaları en çok zorlayan bu kötü haberin çocuğa verilme anıdır. Birlikte mi, yoksa anne ya da baba tek başına mı bunu çocuğa söylemelidir? Kötü haberin iyi bir söylenme şekli maalesef yoktur. Bu nedenle çocuğu üzmeden bunu söylemenin bir formülünü aramak faydasızdır. Yapmanız gereken şey suçun kendinde olmadığını anlamasını sağlamak, bundan sonra neler olacağını anlatarak onu hazırlamaktır. Anne ve baba birlikte, detaya girmeden boşanmanın nedeni (cinsellikle ilgili bilgilerden, birini kötüleyen sözlerden kaçınarak), bundan sonra kimin nerede yaşayacağı, ne sıklıkla görüşüleceği anlatılmalıdır. Çocuğun soru sormasına izin vermeli, sorular onun anlayacağı şekilde cevaplanmalıdır. Çocuğun kaldıramayacağı şeyleri o gün ve o an söylemek gereksizdir. Üzerinde durulması gereken en önemli şey, anne ve baba boşansa bile, hala onun annesi ve babası olmaya devam ettiklerini, ayrı evlerde de yaşasalar bunun hiç değişmeyeceğini söylemektir.
Çocuk ne yaşar…
Anne ve babası boşanan çocuğun yaşayacağı en büyük ruhsal sorun, terk edilme korkusudur. Evden giden ebeveynin onu unutacağını, artık sevmeyeceğini sanır. Bu da kendine güvenini zedeler. Kimisi anne ve babasını bu işi başaramamış olmakla suçlar, onları bir araya tekrar nasıl getirebileceğini düşünüp durur. Kötü bir olayı kabullenememe, “yas” sürecinin en doğal parçasıdır. Bir suçlu ararlar. Çoğunlukla evden gideni suçlarlar; ya da kavgalarda kim daha agresif idiyse onu. Özellikle okul öncesi yaştakiler suçluluk, 6-8 yaştakiler üzüntü, 8-9 yaşın üzerindekiler kızgınlık duyarlar. Yetişkinliğe yaklaşmış çocukların boşanmayı kabullenmesi çok daha kolay olur, çünkü neyin neden olduğunu daha iyi bilirler.
Boşanma sonrası
● Her yaştaki çocuklar bir süre bebeksi davranışlar gösterebilirler, öfkeli olabilirler, ya da hastaymış gibi davranabilirler. Böyle zamanlarda cezaya değil fazladan desteğe ihtiyaç duyarlar.
● Hayatınızda birçok şey değişecektir (daha az para, daha az ilgi, daha fazla sorumluluk, yeni okul, yeni ev, yeni arkadaşlar, vb.). Bunları anlayabilmeleri ve kabul etmeleri için onlara şefkatle ama kararlı bir şekilde yaklaşmalısınız.
● Ayrıldığınız eşinizden öç almak için çocuğunuzu görmeyi ya da ona destek vermeyi reddetmeyin.
● Eşinize ne kadar kızgın olursanız olun, onu çocuğunuza kötülememeye çalışın. Dünyanın en kötü annesi/babası da olsa, onun sahip olduğu tek anne/babadır. Bu da onu sevmesi için yeterlidir. Onu eleştirdiğinizde çocuğunuz sevdiği birini sevmemek zorunda kalacak, bu da onu çelişkiye sokup, suçluluk hissetmesine neden olacaktır.
● Düzenli bir ziyaret programının hazırlanması çok önemlidir. Çocuğun kendini terk edilmiş, sevilmeye layık olmayan biri gibi hissetmemesi için ayrı yaşadığı ebeveyninin onu ne zamanlar göreceğini bilmesi gerekir. Ancak o zaman kendini değerli hisseder.
● Ayrı yaşayan ebeveyn, görüşme zamanlarında çocuğuyla birlikte zaman geçirmelidir. Bu vaktin sıklığından çok kalitesi önemlidir. Nadiren bile görüşülse, çocuk “ben annem/babam için çok değerliyim” duygusunu yaşıyorsa problem yoktur. Ancak çocuğunu aldığında onu bir yük gibi görüp, babaanne/anneanneye bırakıp, kendi hayatını yaşayan bir ebeveyn çocuğa bu duyguyu veremez.
● Onunla her görüştüğünüzde özel şeyler yapmaya gerek yoktur. Sıradan vakit de geçirseniz, önemli olan birlikte olmaktır. Sürekli hediyeler alarak kendinizi affettirmeye çalışmayın. Bu şekilde onu sadece doyumsuz yaparsınız. Çocuk her iki evde de normal, kurallı bir hayat yaşamalıdır.
● Kendinizi kötü hissediyorsanız, çocukla duygunuzu paylaşın. Ama bunu yaparken dozajını iyi ayarlamalısınız. “Çok kötüyüm, mahvoldum” gibi olumsuz şeyler yerine “bu günlerde kendimi kötü hissediyorum, ama üstesinden geleceğim” gibi geleceğe yönelik umutlu sözler kullanın.
● Kardeşlerin birbirinden ayrılması çocuklar için ikinci bir yıkımdır. Zaten aile parçalanmışken, bir de kardeşinden ayrılmak çocuk için zordur. Bu nedenle kardeşlerin ayrılmaması önerilir.
Boşanma sonrası çocuklarda görülebilecek psikolojik problemler
Çocuklar bazen içinde bulundukları duruma içe kapanma ya da öfke ile karşılık verir. Utandığı için arkadaşlarıyla görüşmeyen, evden çıkmayan çocuğunuz için mutlaka yardım alın. Bazen de duygularını kontrol edemeyen çocuk basit şeylere sinirlenir, vurur, kırar, kendine veya etrafına zarar verir. Böyle zamanlarda öfkeye öfkeyle karşılık verilirse öfke kışkırtılır, kızgınlık anneye/babaya yönelir. Oysa çocuğun öfkesini boşaltması beklenir, ondan sonra konuşulursa, sakin bir ortamda sorunlar daha rahat çözülür. Çocuğu susturmak için verilecek ceza ise onu daha fazla içine kapatacaktır. Sonunda öfke kendine döner ve “ben kötü biriyim” duygusu gelişir.
Çocuğun duruma tepkisi normal sınırları aşarsa depresyon, kaygı bozuklukları, uyku sorunları, okul sorunları, davranış sorunları gibi ruhsal sıkıntılar ortaya çıkar. Bu durumda mutlaka bir çocuk ruh sağlığı uzmanından yardım almak gerekir.
02.09.2009 Habertürk :
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=169901&cat=220&dt=2009/09/02
Boşanma İşlemleri ( Boşanmak İçin Yapılması Gerekenler )
BOŞANMA İŞLEMLERİ
1)Avukat bulmak
Öncelikle davanızın sağlıklı bir şekilde yürümesi ve boşanma işlemlerinizin profesyonel bir elden yapılması için avukat şarttır. Çevrenizde yapacağınız küçük bir araştırma ile davanızı yürütebilecek bir avukat bulabilirsiniz.
2)Avukata vekaletname vermek
Avukata verilecek boşanma vekaletnamesinde fotoğraf olması zorunludur. Bu sebeple notere giderken yanınızda 2 fotoğrafınızın bulunması gerekmektedir. Ayrıca avukata boşanma vekaletnamesi çıkartırken avukatın adı,soyadı büro adresi vergi dairesi ve TC kimlik numarası bilgilerinin de yanınızda olması gerekir.
3)Boşanma davası açmak – uyap aboneliği
Avukatınıza vekaletnameyi teslim ettikten ve davanız ile ilgili görüştükten sonra avukatınız boşanma davanızı boşanma ile ilgili diğer taleplerinizi içeren dilekçe ile açacaktır.
TC KİMLİK NO BASİT ABONE (Örnek : 1234567890 BASİT ABONE) YAZIP 4060 ‘a gönderdiğiniz zaman boşanma dava dosyanızdaki işlemlerden size gönderilecek SMS-KISA MESAJ ile bilgi sahibi olabilirsiniz.
Eğer hanım iseniz boşanma davası açıldıktan hemen sonra tedbir nafakası talep edebilirsiniz. Bu talep üzerine hakim sizin ve eşinizin sosyal ekonomik durumunuzu araştırmak üzere bağlı bulunduğunuz Polis Merkezine veya Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazacaktır. Sosyal ekonomik durum araştırma yazı cevapları geldiğinde hakim tarafların ekonomik durumuna uygun ve hanım lehine uygun bir tedbir nafakasına karar verecektir.
Yine dava açıldıktan sonra çocuk kendisinde olmayan taraf , çocuğuyla görüşebilmek için şahsi münasebet tesisine karar verilmesini talep edebilir. Hakim de bunu bekletmede karara bağlamak zorundadır.
4)Boşanma davasında taraf teşkili
Boşanma davası açıldıktan sonra mahkeme karşı tarafın (davalı) adresine boşanma dilekçesini ve duruşma gününü tebliğ eder. Böylece taraf teşkili sağlanmış olur. Yine Mahkeme davacı avukatına duruşma gününü tebliğ eder.
5)Delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi
Mahkeme taraflara delil ve tanık listelerini sunmak için süre verir. Bu sürede taraflar tanıklarını bildirirler. Mahkemeden araştırılmasını istedikleri konuları bildirirler. Mahkeme ayrıca tanıkları da dinler. Öncelikle mahkeme tanıklara davetiye çıkartır. Gelenleri dinler. Gelmeyen tanıkların polis zoruyla getirilmesine karar verir. Zira tanık olmak oy kullanmak gibi bir vatandaşlık görevidir. Bundan başka hakim , tanıklara soracağı sorularla boşanma sebeplerinin varlığını araştırır. Tarafların kusurlarını tanık beyanları ile tespit eder. Araştırılması istenen hususları araştırır.
6)Mahkemenin kararı
Mahkeme delilleri topladıktan sonra kararını verir. Boşanma davasını reddetmiş veya kabul etmiş olabilir.
7)Temyiz
Eğer karar taraflardan biri tarafından temyiz edilirse dosya Yargıtay’a gider. Dosya Yargıtay’dan 15-18 ay civarında gelmektedir.
8)Mahkeme kararının kesinleşmesi
Mahkemenin gerekçeli kararı hem davacıya hem de davalıya tebliğ edildikten sonra şayet temyiz edilmez ise bu karar kesinleşmiş olur. Eğer bu karar temyiz edilirse Yargıtaydan onama kararı verildiğinde bu karar da karar düzeltme yoluna taraflar gitmez ise karar kesinleşir.
9)Boşanma hükmünün nüfus kaydına geçirilmesi
Boşanma kararı kesinleşince ilgili Aile Mahkemesi Nüfus Müdürlüğüne tarafların boşandıklarını bildirir. Böylece bu durum artık nüfus kaydında da görünür.
